2026 başında imalat dışı prim indirimi yarıya düştü. Aynı yıl işveren payı bir puan arttı. Finans ve teknoloji şirketleri için bu iki değişikliğin telafisi, kullanılmayan teşvik kalemlerinde duruyor.
SGK prim teşvikleri Türkiye'de on dörtten fazla ayrı kalemden oluşuyor ve bunların önemli bölümü 5510 ile 4447 sayılı kanunlara dayanıyor. Bu kalabalık liste, yararlanma oranını yükseltmiyor; tersine düşürüyor. Çoğu kurum listenin tamamını incelemek yerine en bilinen bir iki kalemle yetiniyor.
2026, bu yetinmenin maliyetini artıran bir yıl oldu.
Birincisi: imalat dışı sektörlerde uygulanan malullük, yaşlılık ve ölüm sigortası işveren hissesi indirimi dört puandan iki puana düşürüldü. İmalat sektöründeki beş puanlık indirim ise yıl sonuna kadar aynen devam ediyor. Finans, fintech, portföy yönetimi ve yazılım şirketleri tanım gereği imalat dışında; yani bu değişiklikten doğrudan etkilenen tarafta.
İkincisi: aynı sigorta kolunda işveren payı bir puan arttı. İki değişiklik birleştiğinde, imalat dışı bir işveren için çalışan başına prim maliyeti üç puan yukarı gitti.
Üç puan, tek bir çalışanda küçük görünür. İki yüz kişilik bir kadroda yıllık tutar, orta ölçekli bir kurumun tüm yan hak bütçesine yaklaşır.
Prim oranı bir yılda üç puan arttığında, teşvik taraması artık iyileştirme değil telafi kalemidir.
Oran bazlı indirimler otomatik işler; kadro bazlı teşvikler işlemez. Bunlar başvuru, belge ve doğru kod seçimi gerektirir — ve tam bu yüzden atlanır.
Bir ödeme kuruluşu ya da aracı kurum, kendi yazılımını geliştiren bir kadro taşıyorsa hem genel prim teşviklerine hem de Ar-Ge personeli desteğine bakma hakkına sahiptir. Pratikte bu iki alan farklı kişiler tarafından takip edilir: prim teşvikleri bordroyu tutan tarafta, Ar-Ge dosyası ise mali müşavir ya da danışman tarafında.
İki tarafın konuşmadığı her ay, hesap mükerrer ya da eksik çıkar. Aynı personel için iki farklı teşvik kalemi birlikte kullanılamayacağında, hangisinin daha yüksek fayda verdiğinin ay bazında karşılaştırılması gerekir. Bu karşılaştırma yapılmadığında tercih genellikle önce girilen koda göre oluşur — yani tesadüfen.
Teşvik hakkı doğmuş olsa bile üç koşul sağlanmadığında kullanılamaz: muhtasar ve prim hizmet beyannamesinin yasal süresi içinde verilmiş olması, kuruma yasal ödeme süresi geçmiş prim borcu bulunmaması ve kayıt dışı sigortalı çalıştırıldığının tespit edilmemiş olması.
Üçüncü koşulun sonucu en ağırdır: kayıt dışı çalıştırma ya da sahte sigortalı bildirimi tespit edildiğinde, o güne kadar yararlanılan destek geri alınır ve tespit tarihinden sonra destek verilmez. Eksik prime esas kazanç bildirimi ise belirli bir tutarın altında kaldığında ihtar ve on beş günlük düzeltme süresiyle telafi edilebilir.
Bu nedenle teşvik yönetimi bir hesap işi olmaktan önce bir uyum işidir. Beyanname takvimini kaçıran bir kurum, hesabı doğru yapsa da parayı alamaz.
Teşvik kodu yanlış seçildiği ya da hiç seçilmediği için kullanılmamış dönemler, mevzuatın izin verdiği sınırlar içinde geriye dönük olarak düzeltilebilir. Bunun için yapılması gereken, geçmiş bildirim dönemlerinin kadro hareketleriyle birlikte yeniden taranmasıdır: kim, hangi ayda hangi teşvike uygundu ve o ay hangi kod bildirildi?
Bu tarama tek seferlik bir çalışmadır ve genellikle beklenenden yüksek bir tutar çıkarır. Devraldığımız kurumların önemli bölümünde ilk üç aylık taramanın sonucu, bir yıllık hizmet bedelinden fazla oldu.
Teşvik hesabının girdileri bordroda oluşur: işe giriş ve çıkış tarihleri, ortalama sigortalı sayısı, ücret değişiklikleri, belge durumları. Çıktısı ise ayrı bir yerde bildirilir. Bu iki iş farklı tedarikçilerde olduğunda her ay bir veri aktarımı, bir mutabakat ve bir gecikme riski doğar.
Aynı çatı altında olduğunda tarama aylık rutine dönüşür: her ay yeni işe alımlar teşvik uygunluğu açısından kontrol edilir, biten süreler kapatılır ve kalan hak tutarı gider raporunda bir satır olarak görünür.
Nord'un İnsan Kaynakları hizmet ailesi bu iki işi tek yerde yürütüyor. 2026'daki üç puanlık artışı geri kazanmanın yolu yeni bir kalemde tasarruf etmek değil; halihazırda hakkınız olan kalemi kullanmak.
Bu yazıdaki yöntemlerin kendi gider tablonuzdaki karşılığını görmek isterseniz, son on iki ayın faturaları üzerinden ücretsiz bir analiz hazırlıyoruz.
Ücretsiz gider analiziDokuz tedarikçiyle çalışmanın bedeli, dokuz faturanın toplamından fazladır. Görünmeyen kısmı ölçmenin bir yolu var.
SPK, BDDK ve TCMB lisanslı kurumlar için dış kaynak kullanımının sınırı, hizmetin kendisi değil sorumluluğun kimde kaldığıdır.
Teknopark ve Ar-Ge teşviklerinin büyük bölümü uygunluk şartı taşıyan kurumlar tarafından kullanılmıyor. Sebep genellikle bilgi değil, süreç.
Son on iki ayın destek hizmeti faturalarını inceleyip, hangi kalemde ne kadar tasarruf mümkün olduğunu gösteren tek sayfalık bir rapor hazırlıyoruz.