Teknopark ve Ar-Ge teşviklerinin büyük bölümü uygunluk şartı taşıyan kurumlar tarafından kullanılmıyor. Sebep genellikle bilgi değil, süreç.
Fintech ve teknoloji şirketleriyle yapılan ilk görüşmelerde tekrar eden bir tablo var: yazılım geliştirme kadrosu Ar-Ge teşvikine uygun, ancak teşvik ya hiç kullanılmıyor ya da uygun personelin bir kısmı için kullanılıyor. Kaybedilen tutar, çoğu zaman bir yıllık destek hizmetleri bütçesinden büyüktür.
Sebep bilgi eksikliği değil. Şirketler teşvikin varlığını biliyor. Kullanmamalarının nedeni süreç yükü: proje tanımının yazılması, personelin projelere doğru oranlarla dağıtılması, zaman takibinin belgelenmesi ve portal bildirimlerinin düzenli yapılması gerekiyor.
Bu iş, teknik ekibin zamanını alır ve teknik ekibin yapmak istediği son iştir. Sonuç olarak dosya ya hiç açılmaz ya da açılır ama eksik beslenir; eksik beslenen dosya ise denetimde risk oluşturur.
Teşvik hesabının temeli üç veridir: uygun personel listesi, tanımlı projeler ve personelin projelere ayırdığı zamanın oranı. Bu üç veri doğruysa hesap tartışmasızdır.
Pratikte zorlaşan kısmı üçüncüsüdür. Aynı geliştirici hem teşvike uygun bir projede hem de rutin bakım işinde çalışıyorsa, bu ayrımın belgelenmesi gerekir. Belgelenmediğinde tercih genellikle en muhafazakâr orandan yana yapılır ve teşvik olduğundan az kullanılır.
Teşvik hesabı bordronun bir fonksiyonudur. Personel giriş–çıkışları, ücret değişiklikleri ve proje atamaları bordroda oluşur; teşvik bildirimi ise ayrı bir portalda yapılır.
Bu iki işin ayrı tedarikçilerde olması, her ay bir veri aktarımı ve bir mutabakat gerektirir. Aynı yerde olduğunda hesap otomatik akar ve uygunluk kaybı ihtimali düşer.
Teşvik, doğru hesaplandığında bir gelir kalemi değil; hesaplanmadığında bir gider kalemidir.
İlk adım bir uygunluk taramasıdır: mevcut kadronun hangi bölümü hangi teşvik kalemine uygun, geçmiş dönemler için düzeltme imkânı var mı ve dosyanın açılması için hangi belgeler eksik?
Bu tarama tek başına bir maliyet kalemi yaratmaz; sonucu net bir tutar olarak görüldüğünde, süreç yükünü kimin taşıyacağı sorusu da kendiliğinden cevaplanır.
Bu yazıdaki yöntemlerin kendi gider tablonuzdaki karşılığını görmek isterseniz, son on iki ayın faturaları üzerinden ücretsiz bir analiz hazırlıyoruz.
Ücretsiz gider analizi2026 başında imalat dışı prim indirimi yarıya düştü. Aynı yıl işveren payı bir puan arttı. Finans ve teknoloji şirketleri için bu iki değişikliğin telafisi, kullanılmayan teşvik kalemlerinde duruyor.
Dokuz tedarikçiyle çalışmanın bedeli, dokuz faturanın toplamından fazladır. Görünmeyen kısmı ölçmenin bir yolu var.
SPK, BDDK ve TCMB lisanslı kurumlar için dış kaynak kullanımının sınırı, hizmetin kendisi değil sorumluluğun kimde kaldığıdır.
Son on iki ayın destek hizmeti faturalarını inceleyip, hangi kalemde ne kadar tasarruf mümkün olduğunu gösteren tek sayfalık bir rapor hazırlıyoruz.