SPK, BDDK ve TCMB lisanslı kurumlar için dış kaynak kullanımının sınırı, hizmetin kendisi değil sorumluluğun kimde kaldığıdır.
Lisanslı bir kurumda "bunu dışarıya verebilir miyiz?" sorusunun cevabı hizmetin adına değil, o hizmetin regülasyon karşısındaki konumuna bağlıdır. Destek fonksiyonlarının büyük bölümü dış kaynağa açıktır; ancak açık olması, sorumluluğun devredildiği anlamına gelmez.
Dış kaynak kullanımına ilişkin düzenlemelerin ortak mantığı şudur: kurum, dışarıya verdiği hizmetin sonuçlarından kendi denetim otoritesine karşı sorumlu kalır. Bordro hesaplaması dışarıda yapılıyor olabilir; SGK bildiriminin süresinde ve doğru yapılmamasının sonucu kurumun üzerindedir.
Bu, dış kaynak kullanımını engellemez. Sadece tedarikçi seçim kriterini değiştirir: fiyat tek başına yeterli bir kriter değildir, hata durumunda sorumluluğun nasıl paylaşıldığı da sözleşmede yazılı olmalıdır.
Bir denetim döneminde istenen şey genellikle üç şeydir: kaydın kendisi, kaydın kim tarafından ne zaman oluşturulduğu ve o kayda kimlerin eriştiği.
Aracı kurumlarda ve portföy yönetim şirketlerinde kadronun önemli bir bölümü lisanslıdır. Bu, özlük dosyasının içeriğini genişletir: lisans geçerlilik tarihleri, yenileme eğitimleri ve görev değişikliklerinin kayda alınması bordro kadar takip gerektirir.
Bu takibi genel amaçlı bir İK hizmeti üzerinden yürütmek mümkündür ama verimli değildir. Segmentin kendi gerekliliklerini bilen bir yapı, aynı işi daha az sorgu ve daha az düzeltme turuyla tamamlar.
Regüle kurumlar için dış kaynak değerlendirmesinin en sık gözden kaçan başlığı alt işleyenlerdir. Tedarikçinizin kendi tedarikçileri, sizin veri zincirinizin parçasıdır.
Sorulması gereken sorular nettir: veri hangi ülkede tutuluyor, hangi alt işleyenler zincirde yer alıyor, bu alt işleyenlerle aranızda veri işleme sözleşmesi var mı ve ihlal durumunda bildirim süresi kaç saat?
Dış kaynak, sorumluluğu değil yalnızca operasyonu taşır. Sözleşme bu ayrımı yazmıyorsa, taşımadığı şeyi de taşıdığını sanırsınız.
Bir destek hizmetini dış kaynağa verirken şu beş maddeyi sözleşmede aramak, sonradan yaşanacak sürprizlerin büyük bölümünü ortadan kaldırır: hizmet seviyesi taahhüdü ve ölçüm yöntemi; hata durumunda sorumluluk paylaşımı; veri lokasyonu ve alt işleyen listesi; denetim izi erişimi; sözleşme sonu devir yükümlülüğü ve süresi.
Bu beş madde yazılıysa, dış kaynak regüle bir kurum için risk değil, kontrollü bir maliyet kararıdır.
Bu yazıdaki yöntemlerin kendi gider tablonuzdaki karşılığını görmek isterseniz, son on iki ayın faturaları üzerinden ücretsiz bir analiz hazırlıyoruz.
Ücretsiz gider analizi2026 başında imalat dışı prim indirimi yarıya düştü. Aynı yıl işveren payı bir puan arttı. Finans ve teknoloji şirketleri için bu iki değişikliğin telafisi, kullanılmayan teşvik kalemlerinde duruyor.
Dokuz tedarikçiyle çalışmanın bedeli, dokuz faturanın toplamından fazladır. Görünmeyen kısmı ölçmenin bir yolu var.
Teknopark ve Ar-Ge teşviklerinin büyük bölümü uygunluk şartı taşıyan kurumlar tarafından kullanılmıyor. Sebep genellikle bilgi değil, süreç.
Son on iki ayın destek hizmeti faturalarını inceleyip, hangi kalemde ne kadar tasarruf mümkün olduğunu gösteren tek sayfalık bir rapor hazırlıyoruz.